İsveç'te Güvenlik Tehdidi Oluşturan ve Sınır Dışı Edilen Kişilerin Hakları Kısıtlandı: Yeni Düzenlemeler Neler Getiriyor?

İsveç'te Güvenlik Tehditleri İçin Yeni Dönem: 1 Haziran 2026 İtibarıyla Yürürlükte

İsveç Hükümeti ve Migrationsverket (İsveç Göçmen Dairesi) tarafından alınan kararla, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla, güvenlik tehdidi olarak kabul edilen veya ağır suçlar işlemiş olup sınır dışı kararı bulunan, ancak uluslararası insan hakları sözleşmeleri gereği kendi ülkelerine gönderilemeyen kişilere yönelik köklü değişiklikler uygulanmaya başlandı. Bu kişiler, artık otomatik olarak geçici oturum izni alamayacaklar ve dolayısıyla İsveç toplumuna entegrasyonları büyük ölçüde kısıtlanacak.

Neden Bu Değişikliğe İhtiyaç Duyuldu?

Daha önce, terörizm veya uluslararası hukuk ihlalleri gibi suçlardan şüphelenilen veya İsveç'in kamu düzeni ve güvenliği için tehdit oluşturduğu değerlendirilen kişilerin, kendi ülkelerinde ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muamele riskiyle karşılaşacakları durumlarda sınır dışı edilmeleri uluslararası sözleşmelere aykırıydı. Bu durumda Migrationsverket, bu kişilere geçici oturum izni vermek zorunda kalıyordu. Bu oturum izinleri beraberinde çalışma izni, vatandaşlık kaydı (folkbokföring) ve İsveç refah sistemine erişim gibi bir dizi avantajı getiriyordu. Hatta AB içinde serbest dolaşım ve diğer ülkelere yapılan seyahatlerden sonra İsveç'e dönme imkanı da sunuyordu.

Migrationsverket, bu durumu uzun süredir "gerekli bir değişiklik" olarak nitelendiriyordu. 2017 yılında benzer bir uygulamayı denemiş ancak Yüksek Göçmen Mahkemesi tarafından yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle reddedilmişti. 2023 yılında ise Migrationsverket'in hükümete yaptığı bir başvuru, mevcut yasa değişikliklerinin önünü açtı ve bu yeni düzenlemeler hayata geçirildi.

Yeni Düzenlemeler Neler Getiriyor? Hak ve Fırsatlardaki Kısıtlamalar

Yeni Kısıtlamalar ve Etkileri

  • Geçici Oturum İzni Son Verildi: Artık bu kişilere geçici oturum izni verilmeyecek. Bunun yerine, sınır dışı kararları "geçici olarak durdurulacak" (inhibisyon).
  • Çalışma İzni Yok: İş piyasasına erişim engellenecek.
  • Folkbokföring Yok: İsveç nüfus sistemine kayıt olamayacaklar, bu da birçok sosyal hakka erişimi kısıtlayacak.
  • Refah Sisteminden Yararlanamama: İsveç'in sosyal ve sağlık hizmetleri gibi refah sistemlerinden faydalanamayacaklar. Böylece İsveç refahının, güvenlik tehdidi oluşturan faaliyetleri finanse etme riskinin önüne geçilecek.
  • AB İçinde Seyahat Kısıtlaması: Bireylerin AB içinde serbestçe seyahat etme ve diğer ülkelerden İsveç'e geri dönme olanakları önemli ölçüde azalacak.
  • Sınırlı Hareket Özgürlüğü: Sınır dışı edilmeyi beklerken Migrationsverket'in konaklama tesislerinde kalmaları sağlanacak. Ayrıca, raporlama yükümlülüğü getirilebilir ve belirli bir ikamet alanını terk etmeleri yasaklanabilir. Bu sayede kişilerin toplum içinde eskisi gibi serbestçe dolaşmaları engellenecek.

İsveç Göçmenlik ve vatandaşlık süreçleri hakkında daha fazla bilgi almak için sverigemedborgarskapsprov.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Migrationsverket görev yöneticisi Oskar Ekblad, bu düzenlemelerin, bahsi geçen kişilerin ülkede yerleşme imkanlarını kısıtlamayı ve İsveç refahının güvenlik tehdidi oluşturan faaliyetleri finanse etme riskini ortadan kaldırmayı amaçladığını belirtiyor. Ayrıca, bu kuralların bu kişilerin daha hızlı sınır dışı edilebilmesine de katkıda bulunması bekleniyor.

Kimler Bu Yeni Kurallardan Etkileniyor?

Etkilenen Kişi Grupları Açıklama
Güvenlik Tehdidi Oluşturanlar İsveç için güvenlik tehdidi oluşturduğu düşünülen kişiler.
Suç İşleyip Sınır Dışı Edilenler İşledikleri suçlar nedeniyle sınır dışı kararı verilen ancak gönderilemeyenler.
Koruma Statüsü Reddedilenler Koruma ihtiyacı olan olarak kabul edilmeyen veya mülteci statüsü verilmesi reddedilen bireyler.
Vandel (Yaşam Tarzı) Nedeniyle Tehdit Oluşturanlar Kamu düzeni veya güvenliğine tehdit oluşturan veya yaşam tarzlarıyla bağlantılı özel durumları olan kişiler.

Bu yeni kurallar, nispeten küçük bir grubu kapsamakla birlikte, İsveç için önemli bir güvenlik tedbiri olarak görülüyor.

AB Adalet Divanı Kararının Etkisi

Geçtiğimiz ilkbaharda, AB Adalet Divanı C‑202/25 (Tadmur) davasında, bir kişinin koruma gerektiren muamele riski taşıdığı durumlarda sınır dışı kararının verilip verilmeyeceği konusunda ön bir karar yayınladı. Migrationsverket'in hukuk departmanı, bu kararın, benzer durumlarda gelecekteki sınır dışı kararları verme yeteneklerini nasıl etkileyeceğini analiz ediyor. Bu analiz, sonuç olarak, yeni inhibisyon kurallarından etkilenecek dava sayısını da belirleyebilir.

Devam Eden İşbirliği ve Güvenlik Önlemleri

Migrationsverket, bu kişilerin barınma yerleşimleri, raporlama yükümlülükleri ve bölgelendirme konularında İsveç Emniyet Teşkilatı (Polismyndigheten) ve Güvenlik Polisi (Säkerhetspolisen) ile yakın işbirliği içinde çalışıyor. Oskar Ekblad, her bir vaka için ayrı ayrı güvenlik ve bireysel güvenliğin yanı sıra diğer sakinler ve çalışanların güvenliği de dahil olmak üzere titiz bir değerlendirme yapıldığını belirtiyor. Amaç, Migrationsverket konaklama yerlerinin tüm gruplar için güvenli ve emniyetli olmasını sağlamaktır.

Bu yeni düzenlemeler, İsveç'in ulusal güvenliğini koruma çabaları ile uluslararası insan hakları yükümlülüklerini dengeleme arayışında attığı önemli bir adımı temsil etmektedir.

Referanslar:

İsveç Göçmenlik Süreçleri Hakkında Daha Fazla Bilgi Edinin!

İsveç'e göçmenlik, oturum izinleri, vatandaşlık ve entegrasyon süreçleri hakkında güncel ve güvenilir bilgilere mi ihtiyacınız var? Uzman danışmanlarımızla iletişime geçin veya web sitemizdeki rehberleri inceleyin.